BİZ HİZMET ÜRETİYORUZ, ONLAR BAHANE!

“BİZ HİZMET ÜRETİYORUZ, ONLAR BAHANE!”

​            Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) emekçilerinin gür sesi olarak, son günlerde şahsımıza ve sendikal mücadelemize yönelik yürütülen algı operasyonlarına karşı gerçekleri açıklama zarureti doğmuştur.

​            Mevcut Düzenin Yegâne Rahatsızlığı: Büyümemiz!

​            Henüz iki yıllık genç ve dinamik bir sendika olmamıza rağmen, SGK çalışanlarının teveccühü ile bugün kurumun gayri resmi 3. büyük sendikası konumuna gelmiş bulunmaktayız. Bizlerin sahadaki bu hızlı yükselişi ve “hak verilmez, alınır” düsturuyla yürüttüğümüz mücadele, 16 yıldır yetkili koltuğunda oturan ancak çalışanların haklarını her geçen gün geriye götüren yapıları ciddi şekilde rahatsız etmiştir.

​            Fedakârlık Üzerine Kurulu Yönetim Anlayışımız

​            Rakiplerimizin ve statükonun anlamakta zorluk çektiği en temel farkımız şudur: Sendikamızın Genel Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Yönetim Kurulları dahil olmak üzere hiçbir yöneticimiz; maaş, ücret, temsil gideri veya huzur hakkı gibi hiçbir ad altında sendikadan tek bir kuruş ücret almamaktadır. Bizler, profesyonel sendikacılık adı altında kurumundan kopanlardan değil, mesai arkadaşlarıyla omuz omuza çalışan ve sendikayı sadece hizmet aracı olarak gören bir ekibiz.

​            16 Yıllık “Kayıp Dönem” ve İstatistikler

​            Diğer kamu kurumlarının özlük ve mali hakları iyileştirilirken, SGK çalışanlarını masada yalnız bırakanların karnesi ortadadır:

  • 8 Dönem, 16 Yıl Yetki: Sonuç; her geçen gün eriyen maaşlar ve kaybedilen sosyal haklar.
  • Çeyiz Düzme Yarışı: Bugüne kadar üyelerine her yıl çeşitli promosyonlar dağıtan, adeta bir “çeyiz seti” diyecek kadar hediye verenler, bugün bizim sembolik bir dayanışma adımımızı dillerine dolamaktadır.
  • ​Kendi yaptıkları promosyonu “hizmet”(!!!) olarak pazarlayanlar, bizim üyelerimize sunduğumuz imkanları “istifayı önleme çabası” gibi gülünç bir iddiayla karalamaya çalışmaktadır.

​            Gerçek Sorun: Termos Değil, Temsil Sorunudur!

​            Söz konusu haberlerde yer alan iddiaların aksine; bizim mücadelemiz hiçbir zaman eşya odaklı olmamıştır. Ancak üyelerimizden aldığımız aidatları yine üyelerimize hizmet ve destek olarak geri döndürmek, yöneticilerine maaş olarak dağıtmamak bizim en doğal hakkımız ve şeffaf yönetim anlayışımızın bir parçasıdır.

​            Yıllardır SGK çalışanını görmezden gelenlerin asıl korkusu şudur:

  • Sorgulayan Bir Kitle: Çalışanlar artık "Yetkili ama etkisiz" sendikacılık devrinin kapandığını görmektedir.
  • Gerçek Sendikacılık: Sahada ter döken, çalışanın sofrasındaki ekmeği büyütmeye çalışan bizlerin başarısı, statükoyu sarsmaktadır.

​            Sonuç ve Kararlılık Beyanımız

​            Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları kimin kendisi için masada ter döktüğünü, kimin ise sadece koltuk koruma derdinde olduğunu çok iyi bilmektedir. Biz; fırtınalar koparılmaya çalışılan bu suni gündemlere takılmadan, insanca yaşam ve adil ücret mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.

Hizmet üretemeyenlerin, hediye üzerinden siyaset yapması acizliklerinin en büyük kanıtıdır.

​            Kamuoyuna ve değerli SGK emekçilerine saygıyla duyurulur.

 

Sosyal Güvenlik Çalışanları Sendikası Yönetim Kurulu